Gerçek düşman kİmdİr?

 

İnsanlar şimdi birbirlerini bitirmek için uğraşıyorlar. Bugünkü dünya az bir zaman içerisinde yanacak, yıkılacak, cesetlerden geçilmeyecek, yıkılmayan yer kalmayacak. Ancak hak temel üzerine kurulan binalar hariç hepsi yıkılacak. İnsanlar milyarlarla gidecek. Çünkü şeytan öyle bir tertip yaptı ki insan nev’i kırılsın, yaptıklarının hepsi yıkılsın. “İnsanoğlundan ahımı ve intikamımı alayım” diyor, “ki bunları ben kahretmek için izin istedim”.

Adem (a.s.)’ın vücudu böyle tesfiye olunmuştu. Melaike-i kiram ile geldi o zaman Azazil olan şeytan. Oraya baktı. “Bu yeni bir mahluktur” dedi.  Melaikenin hocasıydı. “Rabbimiz yeni bir mahluk yaratıyor” dedi. Ağzından girdi, bütün vücudunu dolaştı, aşağıdan çıktı. “İçi boştur, hükmederim” dedi. İçi dolu olsa hükmedemeyecekti. “Bu yeni mahluk acayip, ne size benzer ne bana: siz nurdan ben nardan yaratıldım. Lakin bu topraktan yaratıldı” dedi. “Ey melekler, eğer Cenab-ı Hak, bu yeni yaratılmış olan mahluku sizin üzerinize çıkarır sizden daha şerefli bir rütbe verirse ona ne yapacaksınız?” diye sordu. “Rabbimizin emrine teslimiz, boyun eğeriz, kabul ederiz” dedi melekler. Şeytan ise şöyle dedi: “Eğer bu topraktan yaratılanın mertebesi benden üstün olursa karşı gelirim, kabul etmem. Eğer benim altımda olursa ona hayır yüzü göstermem”. Yani işin başından beri şeytan Adem (a.s.) ile ters düştü.

Onun için en sonunda bu Melhame-i Kübra (büyük insan kıranı) olacak. Kırılacak insanın sayısını bilgisayarlar bile tutamaz. Şeytanın maksadı insan nev’ini kırmaktır. Şeytan islamın aleyhine kalktı. İslamın aleyhine olan herkes de şeytandır. Onun için birbirlerine yedirecek, ezdirecek. O iki kuleden duman çıktığı gibi bütün dünyada hak temel üzerine oturmayan bütün binalar yıkılacaktır. İslam aleminde camiilere, medreselere, hak üzere kurulanlara dokunulmaz. Ne yanar ne yıkılır onlar. İslamda minare yıkılmaz, eğer yıkılırsa illa hilesi vardır. Şimdi şeytan milletleri oraya sürüyor. Birbirleriyle zıtlaştırıyor.

Yazık Kuran-ı Kerim okuyan müslümanlara ki lüzumsuz yere kendilerini heder ediyorlar. Şimdi muharebe edip de küfür dünyasını yıkacak zahiri güç yok elimizde. Manevi güç sahiplerini inkar ediyor bunlar. Manevi güç sahipleri evliyalardır. Evliyaların makamlarını yıkıyor, onları ziyaret edenlere müşrik diyorlar. Evliyalara itikat olmayınca manevi güçleri de yok. Zahiri olarak da kalaşnikof, roket atar ve tanklar, bunların hepsi oyuncak. Küfür ehlinin elindeki elametlere göre hepsi çocuk oyuncağı bile olamaz. Kendini heder ettiğinden dolayı Kıyamet gününde onların hepsine muhakeme vardır.

Hakikattan soran yok, fetva arayan yok. Kendi başına herkes “Ben Amerika ile muharebe edeceğim” diyor. Sen Amerika’yla muharebe etmeye nereden izin aldın? Zahiri gücün var mı? Yok. Manevi gücün ne? İki bina yıktın. İstersen on tane, yüz tane, bin tane yık. Amerika yıkılır mı? Bak onlar da Afganistan’ın işini bir ayda bitirdiler, dinini tutmadığı için. O kadar insan telef oldu. Lakin şeytanın maksadı o değil. Onun maksadı, küfür alemini de ayağa kaldırıp, islama vuracağız derken onları birbirine vurdurmaktır. Birbirleriyle tokuşacak o iki ejderha.

İki kulenin çöktüğü yerden hala duman çıkarmış. Belki o duman Mehdi (a.s.) gelinceye kadar da çıkar. Şeytan bir tepenin üzerinde oturur, onun gibi bütün dünyadan da böyle dumanlar çıktığını görür. Bütün dünya insan leşiyle dolu, bütün binalar yıkılmış... Bir kahkaha koyuverir ki o kahkahadan sağ olan insanlar ürperip tüyleri diken diken olur. Belki insanları yarısından fazlası onun o gülmesinin zulmetinden, soğukluğundan ruh teslim eder.

 Allah, "Bu şeytan size düşmandır" demedi mi? Neredesiniz ey insanlar! Niye birbirinize düşmanlık yaparsınız da şeytana düşmanlık yapmazsınız? Allah size kimi düşman gösterdi? “Şeytan bize yol gösteren en iyi  ahbabımızdır” diyorlar. Öyle mi? Allahı dinlemiyorsunuz. Peki yuvanızı yapsın! İsterse bin dünya yansın, Allahın mülkü eksilmez. Yakar yıkar, ondan sonra yenisini gönderir. Dağ bile yanar, sonra hükümet oraya makinaları sokar, yananları kaldırır yenileri eker, beş on senede yükselir. Bu dünya yanmaya yıkılmaya müstahak olduğu için yakılıp yıkılacaktır ve ölecektir insanlar. Milyarla ölecektir. Sonra bir rahmet yağar da onların cesetlerini ve yıkıntılarını seller alır götürür kaybeder, dünyayı temizler. Dünyanın üzerinde zehirli bir şey bırakmaz. Ondan sonra bir rahmet kapısı açar. Allah nihayetsiz rahmetin sahibidir.

Tevfik Cenab-ı Haktandır. El Fatiha...

 

Aralık 2001, Lefke.